Auditory and Motor Imagery Modulate Learning in Music Performance
 
Front. Hum. Neurosci., 01 July 2013, Rachel M. Brown and Caroline Palmar Department of Psychology,
McGill University, Montreal, QC, Canada
 

Özet çıkarılırken bu makaleden Duygu DEMİRBAŞ tarafından alıntı yapılmıştır.

 

Müzik Performansında Öğrenmeyi Modüle Eden İşitsel ve Motor Tanımlamalar (İmgeler)

            Atletler veya müzisyenler gibi yetenekli sanatçılar, yetenekleriyle ilişkili eylemleri veya duyusal sonuçları hayal ederek performanslarını artırabilirler. Bireysel farklılıklar sensorimotor öğrenmeyi etkiler. Sensorimotor ise hem duyu hem motor anlamda işlev görebilme durumudur. Motor gelişime duyu-motor (sensory-motor) gelişim demek daha doğru olacaktır, bunun nedeni azımsanmayacak bir duysal imputun motor gelişime sağladığı katkıdır. Tüm duyusal sistemler buna dahildir: dokunma, proprioseptif (eklemlerin boşluktaki pozisyonunu, konumunu, hareketini algılama duyusudur.), görsel, vestibüler duyusal sistemler. Bireysel farklılık yaklaşımlarının insan sensorimotor performansına yeni kavrayışlara yol açabileceği savunuluyor. Dahası, bireylerde görülen geniş performans kapasitesinin altında yatan faktörleri daha iyi anlamak, kişiye özel tıbbı ve rehabilitasyon stratejilerinin arıtılmasını teşvik edebilir ve "herkese uyan tek boyut" terapilerine uygundur.

            Esasında öncelikle kavramamız gereken şey bilişsel gelişimdir. Ve bu gelişimde hareket ve duyuların ne kadar etkili olduğudur. Bilişsel güç insanı insan yapan özelliklerden biridir. Bu sayede insan diğer canlılardan üstün duruma gelir. Biliş ileri zihinsel süreçleri içerir.  Bunlar dikkat, algı, dil becerileri, problem çözme gibi günlük yaşantımızda her zaman kullandığımız parametrelerdir. Bilişsel gelişim; doğumundan başlayarak, çevremizdeki dünyayla etkileşimimizi sağlayan ve dünyamızı anlamamızı yarayan bilginin edinilip kullanılmasına, saklanmasına, yorumlanarak yeniden düzenlenmesine, değerlendirilmesine yardım eden, bütün zihinsel süreçleri içine alan bir gelişim alanıdır. Bilişsel gelişim çocuğun gördüğü, duyduğu, dokunduğu tattığı nesneler hakkında düşünmesini ifade eder. Piaget’e göre bilişsel gelişim, organizmanın doğumdan ölümüne kadar farklı basamaklardan geçerek düzenli olarak niteliksel bir değişim içine girmesi olarak tanımlanır. Bilişsel sistem çevreden girdiler alır. Alınan girdiler algılanır ve bellekte saklanır. Düşündüğünde algıladıklarını belleğinden çağırarak kullanır. Daha da iyi düşünmek için bilgileri kavramlaştırır ve genelleştirir. Yeni düşüncelerle çıktılar verir. Çıktılardan dönüt alır. Aldığı dönütlerle bilişsel gücünü geliştirir. Farklı girdiler aldığında, dengeleme yapar. Piaget’e göre bilişsel gelişim, birbirini izleyen dört dönem içinde ortaya çıkmaktadır. Dönemler ilerledikçe, çocukların kavrama ve problem çözme yeteneklerinde niteliksel gelişmeler gözlenmektedir. (Erden, 2005) Sensorimotor yani Duyu-hareket evresi yaşamın ilk iki yılını oluşturur. Bebek, bu aşamada dış dünyayı keşfetmede duyularını ve motor becerilerini kullandığından bu döneme duyusal- motor adı verilmektedir. En kritik kazanımların elde edildiği dönemdir.  Duyular yolu ile dış dünyanın algılandığı, nesnelerin görünmediği zamanlarda da var olduğunun farkına varılmaya başlandığı bu dönemde bebek, refleks halindeki hareketlerden, amacı olan hareketlere geçmeye başlar.

            Makalede anlatılanlar duyu ve hareket entegrasyonunun önemine dikkat çekmektedir. Sensorimotor dönemin önemini vurgulayan bu makalenin amacı yeteneklerdeki bireysel farklılıkları kavrayabilmektir.

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş

Eğer araştırırken ulaştığınız sonuçlardan memnun kaldıysanız, bunları başka ihtiyaç sahipleri de okusun onlar da faydalansın derseniz,
lütfen paylaşmaktan çekinmeyin.
 
Paylaşılan bilgi kendisini dinamik tutar. Ve tabii ki bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Teşekkürlerimizle...