OTİZM

Merhaba nasılsın? Top oynayalım mı? Diğer çocuklardan ne farkım var anne? Küçük bir tohumum ben güneşim ol, el ele yürüyelim geleceğime…  Yazıya bu sözlerle başlamak istedim. Çünkü otizm denildiğinde bu şarkı kulağıma fısıldıyor. Bu yüzden sizlerde yazıyı okurken bu şarkıya kulak verin istiyorum.

Konumuz otizm; otizm nedir, belirtileri nelerdir, otizm bir hastalık mıdır yoksa bir farklılık mıdır gibi sorular peş peşe dizilir ve çoğu uzman hep bu sorulara cevap arar. Bu sorular üzerine kitaplar yazılır, filmler çekilir, hatta tiyatro oyunları gösterime girer. Hep bir belirsizlik vardır hep bir sorgulama neden olur, nasıl gelişir, görülme sıklığı nedir vs. vs. Uzmanlar alır otizmi uzun uzun kitaplar yazar, iyi ki de yazar okununca çok şey öğrenir baş ucu kitabı yaparız. Ama çoğu zaman bir noktayı gözden kaçırırız. Biz hep otizme tek noktadan bakan insanlarız tam olarak bütüncül bakan kimlerdir? Doktorlar? Terapistler? Aileler? Bu sorunun cevabı her zaman gizemli kalacaktır. Bizler büyük resmi kaçıran insanlarız. Örneğin kalıplaşmış cümlelerimiz vardır. Otizm iletişim problemleri ile karakterizedir, şemsiye terimdir, göz teması kurmazlar, rutine bağlıdırlar, stereotipik davranışlar görülür… Uzar gider bu liste. Kalıplaşmıştır yazılanların hepsi doğrudur ancak kaçırılan bir nokta vardır. Otizm yalnızca bir farklılıktır. Alanında uzmanlar da dahil aileler de her zaman otizmden bahseder. Çocuktan çok otizm konuşulur. Bununla ilgili bir habere göz atmak için lütfen linke tıklayınız. Aslında demek istediğimi alanında uzman ergoterapist yaptığı çalışma ile özetliyor.

http://www.ergoterapiylebilgilen.com/otizmli-cocuklara-bakisinizi-degistirin

Aklımıza Otizm denilince belirtiler kümesi değil de zaman içerisinde yaşamış ve o zamanlarda otizm bilinse tanı alacak edebiyatın üstadı Franz Kafka, müziğin dehası Beethoven, fiziğin büyük ismi Einstein gelsin veya yaşayan dev, söyleşileri ile, çekilen filmi ile otizmlilerin hayatına ışık tutan sözleri ile Temple Grandin…  Belki de henüz bilmediğimiz keşfedilmeyi bekleyen Ayşeler Ahmetler Yusuflar Zehralar ve Ardalar… Bu pencereden bakınca daha kolay değil mi?

Grandin bir sözünde Aklım görüntüler için Google gibi çalışır. Sen bir anahtar kelime girersin; o fotoğrafı getirir”. demişti. Böylelikle o düşünceli gözler arkasında çalışan beyin aslında ne kadar muazzam bir denge üzerinde kurulu anlayabiliriz. Otizm bildiklerimizden çok daha fazlası veya doğru bildiğimiz yanlışlardan uzak bir çizgide zaman içinde var oluyor ve erken tanıyla beraber eğitim ile var olmaya devam edecek. Otizm ne kadar DSM kriterlerinde normalden sapma olduğu için hastalık olarak kabul edilse de otizm kabul edilmesi gereken bir farklılık. Tüm insanlık için daha yüksek sesle söylemek istiyorum hastalık değil farklılık ve farkındalık…

 

Görülme sıklığı giderek artarken “buzdolabı anne” deyimleri “aşılar otizme neden olur mu” soruları gündemde yer tutuyor. Bunun yanında her otizmli birey savant mıdır sorusu aileler tarafından sıkça sorulan sorulardan biri. Savant Sendromu (“Savant” terimi “bilmek” anlamına geliyor ve ilk olarak dezavantajlı konumlarıyla bağdaşmayan ya da bağdaşmıyormuş gibi görünen, özel yeteneklerinin yanı sıra zihinsel gelişimi normalden farklı olan kişileri tanımlama amacıyla 1887 yılında J. Langdon Down tarafından kullanılmış.) otizmden ayrı bir sendrom olarak bilinmesi gerekmektedir. Araştırmalara göre otizmli bireylerin %10’u savanttır. Savant bireylerde yapılan araştırmalara göre de %50’sinin aynı zamanda otizm spektrum bozukluğuna sahip olduğu belirlenmiştir. Bu araştırmaya göre otizm ile savantın ufak bir noktadan birbiri ile bağlantılı olduğu söylenebilir. Ancak biri diğerini getiriyor gibi bir yargı kullanmak doğru olmayacaktır.

Otizm bir okyanus ise bu anlattıklarımız yanında sadece bir su birikintisi. Size bildiğiniz açıp okuyabileceğiniz yazıların biraz dışında otizmden bahsetmek istedim. Ama olur da bu dediklerin benim kafamda canlanmadı çok teorik kaldı diyorsanız sizlere bir animasyon önermek istiyorum.

(http://amazingthingshappen.tv/?projects=harika-seyler-olabilir)

 Bu sayfada içlerinde Türkçe seslendirmenin de bulunduğu tam 29 dilde otizmi animasyonla anlatıyorlar. Ve aslında içeriği tüm otizm nedir sorusuna cevap olur şekilde. Zaten dinlenen şarkının sözleri, izlenen animasyonda bulunan görseller ve yazı birleşince inanılmaz bir bütünü ortaya çıkaracak. Nasıl otizmin simgesi yapboz parçası ise bizim de yegâne amacımız parçaları bütün haline dönüştürüp o muhteşem esere uzaktan bakmak olmalı. Unutmayın Harika Şeyler Olabilir!

Duygu Demirbaş

Paylaş

Eğer araştırırken ulaştığınız sonuçlardan memnun kaldıysanız, bunları başka ihtiyaç sahipleri de okusun onlar da faydalansın derseniz,
lütfen paylaşmaktan çekinmeyin.
 
Paylaşılan bilgi kendisini dinamik tutar. Ve tabii ki bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Teşekkürlerimizle...