Varieties of Repetitive Behavior in Autism:

Comparisons to Mental Retardation

James W. Bodfish,1 Frank J. Symons,2 Dawn E. Parker,1 and Mark H. Lewis3,4

0162-3257/00/0600-0237$18.00/0 © 2000 Plenum Publishing Corporation

Journal of Autism and Developmental Disorders, Vol. 30, No. 3, 2000

Özet çıkarılırken Furkan CANGİ tarafından bu makaleden alıntı yapılmıştır.

Otizmde Tekrarlayan Davranış Çeşitleri: Zihinsel Gerilik ile Karşılaştırma

            Otizmin orijinal tanımında motor stereotipiler, ritüeller, obsesyonlar, ekolali ve kendine zarar verme gibi geniş çapta spesifik anormal tekrarlama biçimleri bu bozuklukla ilişkilendirilmiştir. Otizm için tanısal olmasına rağmen, tekrarlayıcı davranışlar, bu bozukluğun diğer iki ana alanını oluşturan sosyal ve iletişim eksikliklerinden çok daha az dikkat çekmekmiştir. Bu yüzden DSM 5 de otizmin tanı kriterlerine stereotipik tekrarlayıcı davranışlar eklenmiştir.  

            Otizmle birlikte görülen tekrarlayan davranışlarla ilgili terminoloji konusunda çok az fikir birliği vardır (güncel literatürle ilgili sitedeki diğer makalelere bakınız). El çırpma gibi belirli bir eylem, farklı klinisyenler tarafından basmakalıp, kendini uyarıcı, ritüel, el hareket olarak tanımlanabilir. Benzer şekilde, anormal kaygılar, sınırlanmış ilgi paternleri ve duyusal uyaranlara karşı kendine özgü tepkiler gibi terimler genellikle belirli davranışsal referanslardan yoksundur. Böylece, anormal tekrarlayan davranışların doğru ve güvenilir bir şekilde sınıflandırılması, bu farklı tekrarlayan davranış kategorileri arasındaki ilişkiyi önemli kılmaktadır.

           Tekrarlayan davranışlar, çok çeşitli gelişimsel engellerde (örneğin, mental retardasyon), psikiyatrik bozukluklarda (örn., Şizofreni, obsesif kompulsif bozukluk) ve nörolojik rahatsızlıklarda (örn. Parkinson hastalığı, Sydenham koreli, Tourette sendromu) gibi birçok hastalıkta ortaya çıkar. Otizmde görülen tekrarlayan davranış paterninin belirlenmesi gerekmektedir. Spesifik olmayan mental retardasyonu olan bireylerde tekrarlayan davranışların sıklığı ve otizmli bireylerin çoğunda mental retardasyon görülmesi nedeniyle otizm için en uygun klinik karşılaştırma mental retardasyon olacaktır. Otizmde tekrarlayan davranışların ortaya çıkmasının, bilişsel yetenek düzeyiyle ilişkisi olabileceğine dair kanıtlar vardır. Ek olarak, otizmde tekrarlayan davranışların fenomenolojisi, genel olarak zihinsel gerileme için tanımlananla benzer olabilir. Bu nedenle, zihinsel gerilikteki tekrarlayan davranışları incelemek için kullanılan araçlar, otizme uygulandığında hatırı sayılır bir benzerliğe sahip olabilir.

            Tanısal kural gereği, otizmli bireyler bir tür tekrarlayıcı davranış sergilerler. Bu kısıtlı tekrarlayan ve kalıplaşmış davranış, ilgi alanları ve aktiviteler, basmakalıp hareketler, ritüeller, zorlamalar, takıntılar, ekolali veya kendine zarar verme olarak adlandırılmıştır. Bu davranışsal etki alanını dikkate alan çok sayıda çalışma yeterli açıklamaları yapmakta yetersiz kalmıştır. Mevcut sonuçlar, otizmde çeşitli tekrarlayıcı davranışların ortaya çıktığını göstermektedir. Dahası, otizmli bireyler, otizmli olmayan ancak aynı yaş, cinsiyet ve zihinsel işlevsellik düzeyindeki bireylere göre tekrarlayan davranışların ortaya çıkmasıyla karakterizedir. Anormal tekrarlayıcı davranışlar tanının bir parçası olduğundan, otizmli bireylerin ilgili değerlendirme araçlarında (testler vs.) daha yüksek puanlar göstermesi beklenebilir. Bununla birlikte, bu tür bir davranış, tanısal olmasına rağmen, otizm için pek de spesifik değildir. Yani stereotipiler nörolojik, psikolojik hastalıklarda ve aynı zamanda tipik gelişen (sağlıklı olan çocuklar) çocuklarda da görülmektedirler. Güncel literatürde ilk 3 yaş ve daha ileri ki yaşlara kadar sağlıklı çocuklarda stereotipilerin görüldüğü belirtilmektedir.

             Bu çalışmada bulunan deneklerin çoğu, şiddetli veya derin zihinsel gerilik aralığı içinde oldukları belirtilmiştir. Otizmde mental retardasyona karşı tekrarlanan davranışların tipi, sıklığı ve şiddetinin karşılaştırılması, daha yüksek düzeyde işlevsellik gösteren bireylerde farklı görünebilir. Otizmde anormal tekrarlayıcı davranışlar zihinsel engelli olmaktan ziyade entelektüel işleyiş ile daha az ilişkili gibi göründüğünden, farklılıklar muhtemelen burada bildirilenlerden daha büyük olacaktır. İşleyiş seviyesi de tekrarlayıcı davranış tipiyle etkileşime girebilir.

             Otizmli çocuklarda kendine zarar vermenin incelendiği bir çalışmada, Bartak ve Rutter o dönemde kendine zarar verme davranışı sergileyen çocukların oranını %6 bulmuştur. Ebeveyn bildirimlerine göre yaşamın bir döneminde kendine zarar verme oranı ise %71'dir.

             Otizmi olan bireylerde tik oluşumu hakkında az sayıda veri bulunmaktadır. Bulgularımız otizmli bireylerin %20'sinin tik bozukluğu ile ilgili kanıtlar gösterdiğini, %36'sının en az bir motor tik, %36'sının en az bir vokal tik (sesli tik) ve %25'inin hem motor hem de vokal tiklerine sahip olduğunu göstermektedir. Hareketlerin çoğunluğu orofasiyal alanda (örneğin, yüz buruşturma, dudak veya dil hareketleri) ve daha nadir olarak ekstremitelerde (kol ve bacaklarda) görülür.

             Birçok psikiyatrik, gelişimsel ve nörolojik bozuklukta görülen tekrarlayan davranış çeşitlerinin de otizmle birlikte görüldüğü açıktır. Tek bir davranışın otizme özgü olmadığı görünse de, yüksek bir oluşum paterni, eş oluşum ve şiddet, bozukluğu karakterize eder. Ancak bu, sağlam bir şekilde kurulmuş olmaktan uzaktır ve standartlaştırılmış ve madde bağımsız ölçüm araçlarını kullanarak otizmde görülen tüm tekrarlı davranışların fenomenolojisine dair kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğu açıktır.

Paylaş

Eğer araştırırken ulaştığınız sonuçlardan memnun kaldıysanız, bunları başka ihtiyaç sahipleri de okusun onlar da faydalansın derseniz,
lütfen paylaşmaktan çekinmeyin.
 
Paylaşılan bilgi kendisini dinamik tutar. Ve tabii ki bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Teşekkürlerimizle...