ŞİZOFRENİ

Şizofreni kişiyi gerçeklerden, dış dünyadan koparıp, kendi içe kapanık dünyasında yaşatan, düşünce, idrak, konuşma ve davranış problemleri gösterebilen bir beyin hastalığıdır. Düşünme, algılama ve duygulanım bozukluklarıyla ilgilidir. Kişinin çevresinde olup bitenleri değerlendirme biçimi, olaylara bakışı, diğer insanlarla ilişkisi hastalığın etkisi ile tekrar şekillenmektedir. Şizofrenide kişi gerçek dünya ile kendi bozulmuş olan düşünce dünyasını aynı anda ve uyanıkken yaşar. Doğru algılama ve yorumlama biçimleri onun için yabancıdır. Kişinin önceden değer verdiği kavramlar anlamsız hale gelirken kendi dünyasında yarattığı değerler, korkular, düşünceler ön planı çıkar.

Şizofreni genellikle ergenlik ya da genç erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Kadınlarda ve erkeklerde aynı oranda görülür.  Şizofreni sıklıkla güç fark edilen, sinsi başlayan, kronik bir hastalıktır.

Şizofreni, kalıtımsal yatkınlık zemininde çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Genetik faktörler çevresel faktörlere göre daha ağır basmaktadır. Şizofreni sinsi ve yavaş başlayabildiği gibi birden bire ve her çeşit psikolojik stresle de başlayabilir. Hastalık bazı hastalarda iyileşme ve nükslerle devam eder. Bazı hastalarda ise kronikleşir ve süreğen bir seyir izler. Şizofrenin tipik bir belirtisi yoktur. Hastanın konuşması, kendini ifade ediş biçimi, düşünce ve davranış problemleri ile kendini göstermeye başlar. Belirtiler en genel tanımlamayla pozitif ve negatif olarak ikiye ayrılır. Pozitif ve negatif belirtiler hastalığın farklı evrelerinde farklı oranlarda görülür. Hastalığın genelde gözden kaçtığı ilk dönemlerinde negatif belirtiler(çevreye karşı ilgisizlik, donukluk) ön plandadır. Öz bakımda azalma vardır. İlerleyen dönemlerde pozitif belirtiler kendini göstermeye başlar. Darmadağınık, tuhaf tekrarlayan hareketlerin yapılması ve kendisine veya başkasına yönelik saldırgan davranışlar şeklinde davranış problemleri yaşanabileceği gibi, hiç hareket etmeme, devamlı bir noktaya bakarak hiç konuşmama, her şeye karşı çıkma şeklinde davranışlar da ortaya çıkabilir. Bazı şizofreniler önemli düşünce bozuklukları da yaşar. Takip edildiklerine, başkası tarafından öldürüleceğine, kendisine kötülük yapılacağına inanabilir ve dışarı çıkmaktan korkup kendilerini eve kapatabilirler.

Şizofreninin Tedavisi

Şizofreni tedavisi uzun süreli ve fedakarlık isteyen bir süreçtir. Hastanın dünyasını anlamaya çalışmak çok önemlidir. Tedavide multidisipliner ekibin ve hasta ve hasta yakınlarının iş birliği çok önemlidir. Hekim kontrolünde düzenli ve uzun süreli ilaç tedavisi ön plandadır. Bunun dışında psikososyal müdahaleler hem pozitif hem de negatif belirtileri azaltmayı, tedaviyi desteklemeyi, hastanın tedavi sürecine bağlanmasını, toplumsal ve iletişimsel becerileri geliştirmeyi, stresle daha iyi baş edebilmek için hastanın ve yakınlarının donanımlarının güçlendirilmesini kapsar. İlaç tedavisinin tamamlayıcısıdır.

Şizofrenide Ergoterapi

Ergoterapi şizorfenili bireylerin günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmede algıladıkları zorlukları saptayarak temel günlük yaşam aktiviteleri ve yardımcı günlük yaşam aktivitelerine katılım ve performanslarını artırmaya yönelik müdahale programları uygulayarak, bağımsızlık düzeyini artırır. Bireyin gün içerisinde yaptığı, kendine bakım, giyinme, yemek yeme, banyo yapma, tuvalet hijyeni gibi aktiviteler temel günlük yaşam aktivitelerini; alışveriş yapma, ulaşım, para idaresi, seyahat, yemek yapma, ev işleri ise yardımcı günlük yaşam aktivitelerini oluşturmaktadır. Bunun dışında Ergoterapi şizofrenili bireylere sosyal beceri eğitimi vererek kişinin günlük yaşamında yaşadığı iletişim problemlerini en aza indirmeyi amaçlar. Sosyal aktivitelerindeki artış için grup terapilerine alarak bireylerin sosyalleşmelerine yardımcı olur.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş

Eğer araştırırken ulaştığınız sonuçlardan memnun kaldıysanız, bunları başka ihtiyaç sahipleri de okusun onlar da faydalansın derseniz,
lütfen paylaşmaktan çekinmeyin.
 
Paylaşılan bilgi kendisini dinamik tutar. Ve tabii ki bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Teşekkürlerimizle...