SON NEFES HAVAYA KARIŞMADAN

     Bazı başlangıçlar çok zordur… Örneğin şimdi hakkındaki düşüncelerimi yazacağım kitap gibi. Bazen insan izlediği   bir filmle veya okuduğu bir kitapla çok fazla bütünleşebilir. Kitap sayfalarına o kadar dahil olur ki SON yazısından         sonra kendi hayatına dönmekte zorlanır. İşte ben bu kitapta bundan çok daha fazlasını yaşadım ve bu yüzden de   yazmakta çok zorlanıyorum. Çünkü bu kitap yarım kalmış bir eser… Asla yazarı tarafından tamamlanamayacak bir   eser, belki de budur onu böylesine özel kılan… Ne kadar başlangıcı yapmakta zorlanırsam zorlanayım, kelimeler   birbirini takip edecek ve yazı ortaya çıkacak. Belki hayatı sorgulatan, birçok bölümde hayat dersi veren bu kitabı   herkesin okumasını çok istiyorum. Çünkü emin olduğum bir nokta var o da bu kitap sonrası hayata bakışınız bir   şekilde değişecek. Nasıl değişeceği noktasında kitabın size rehber olması dileğiyle…

            “Yaşayan her şey ölmeye mahkumken hayatı anlamlı kılan nedir?”

            Kitaptan bir alıntı soru ile başlamak istedim. Belki biraz üzerinde düşünmek istersiniz diye… Hayatı anlamlı   kılan nedir çok çalışmak, başarılı olmak, tanınır olmak, aşık olmak, mutlu olmak… Uzayıp gidecek birçok örnek   verilebilirken cümlenin ilk kısmını yeniden okuma gereği duyuyorum yaşayan her şey ölmeye mahkûm… Bir gün öleceksin bunu biliyorsun bilmediğin tek bir şey var bunun ne zaman olacağı… İşte Paul Kalanithi de bunu bilmiyordu. Ölümün ne zaman kapısını çalacağını bilmeden, düşünmeden çalışıyordu. Buraya kadar anladığınız üzere kitap anı/biyografi kategorisinde yer alan, bir beyin cerrahının yaşam öyküsünü anlattığı bir eser.  Nörobilim üzerine doktora yapmış olduğu gibi edebiyat tutkunu çift diplomalı bir doktor ve yazar… Kariyerinin en parlak zamanlarında, tüm emeklerinin karşılığını alacağını beklediği bir zamanda Akciğer Kanseri ile tanışan bir doktor…

            Burada bir es verip kitaptan alıntı yapmak istiyorum. Hani bazen tüm korkumuzla doktora gideriz ve duvar gibi duran tüm sonuçları yüzümüze bir fırtına gibi çarpan ağır tabirle duygusuz diye nitelendirdiğimiz doktorlar vardır ya hani Paul bu durumu şöyle anlatıyor…

Bazen omuzlarınızdaki yükün ağırlığı elle dokunabileceğiniz kadar görünür oluyordu. Yaşadığınız stres ve yorgunluk sanki soluduğunuz havanın bir parçasıydı. Bazı günlerde ise, tıpkı sıcak ve nemli bir hava gibi, bütün boğuculuğuyla üzerinize çöküyordu. Bazen hastanede olmak, sonu gelmeyen bunaltıcı bir mason yazında kapana kısılmaktan farksızdı: Terden sırılsıklamken, üzerinize hasta yakınlarının gözyaşı yağmurları yağardı.  (Son Nefes Havaya Karışmadan, syf. 81)

Yani açıkça görebiliyoruz ki kitapta hem bir doktor hem bir edebiyatçı hem bir hasta hem bir baba hem de hayatın ta kendisi mevcut… Durum böyle olunca kitap unutulmazlar arasına gözlerde birkaç damla yaş bırakarak giriyor. Bazen biz insanlar ölüme sebep veren her şeyi bir çırpıda dilimize alabiliriz. Hakkında konuşur, üzülür, bazen şaka bile yapar ve anında unuturuz. Ama ne zaman yakın bulduğumuz biri bu durum ile karşı karşıya kalır işte o an ölüm tüm ciddiyetiyle karşımızda belirir ve acı bir gerçek suratımıza tokat gibi çarpar. İşte bu kitapta eşinin sevgilisi, kızının babası, hastalarının doktoru olan Paul bizim yakınımız yerine geçiyor. Onun hisleriyle hüzünlenip onunla ağlayıp onunla gülebiliyoruz. Tek taraflı yolculuk olan bu hayatta yazdığı ilk ve son kitabı ile çoğu yazardan daha çok etki bırakıyor. Sizleri onunla, onun bitmeyen kitabıyla başbaşa bırakıyorum. Olur da son sözlerini tamamlayan eşinin yazısında aklınıza bu yazdıklarım gelirse işte o zaman kitap için yeterince değerli bir yazı yazabilmişim demektir. Bir ergoterapi bölümü öğrencisi olarak bir doktorun palyatif bakımına şahit oldum. Dersler çıkardım. Bir sağlık çalışanının hastaları ile ilişkisine, aile yapısına, ince düşüncelerine ve azmine şahit oldum. Ve işte bu yüzden bu kitabı sizlerle paylaşmak istedim.

Dilerim ki okuduğun her satır yol gösterici olur, dilerim çok beğenirsin… Kitap yorumlarından biri olan, Ann Patchett tarafından yazılan kitap cildinin arka yazsını oluşturan bir alıntı ile bitirmek istiyorum… “Bu kitap sayesinde Paul Kalanithi’yi hiç tanımayanlar bile ölümün yasını tutacak; hayat hikayesinden herkes faydalanacak. Hepinize, her birinize tavsiye ederim.”

 

İyi Okumalar…

Duygu DEMİRBAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş

Eğer araştırırken ulaştığınız sonuçlardan memnun kaldıysanız, bunları başka ihtiyaç sahipleri de okusun onlar da faydalansın derseniz,
lütfen paylaşmaktan çekinmeyin.
 
Paylaşılan bilgi kendisini dinamik tutar. Ve tabii ki bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Teşekkürlerimizle...